Tesettür Out, Kafa Bohçalamak İn

2011-08-26 08:11:00

http://oi53.tinypic.com/10r7fyf.jpg

Bir zamanlar başörtüsü mücadelesi verenlerin bugün başlarını örtecek büyüklükte bir bez parçasını kafalarında taşımadıklarından naşi, artık çoğunun mücadelesi tamamen isyankar bir ruhun yasaklara karşı inatçı protest duruşundan öteye gitmiyor maalesef! Hem sistem istiyor diye başını açıp hem de başörtüsü için mücadele etmek, tiryaki olup sigarayla mücadele etmek gibi abes bir durum olacağı için artık mücadelenin adı duyulmaz oldu.

Başını sıkı sıkı kapattıktan sonra, zar zor diz kapaklarını örten bir etekle sokağa çıkıp “nasılsa naylon çorabım var “diye kendini avutanlar, mendil misali eşarpları kafasına binbir zahmetle oturttuktan, suratını da kat kat badanaladıktan sonra dikkatleri üzerinde toplamak için örtüsünün ucunu cami minaresine nazire yaparcasına sivriltip yahut kafasının tepesine tam da hadislerde bildirilen tipte küçük çaplı deve hörgüçleri yerleştirip “ne kadar da şık olmuşum değil mi“dercesine vitrin camında kendini seyredenler bilseler, elalem hatta ne kadar aynı zihniyetteyiz tartışılır ama muhafazakar kesim bile ağzı açık vaziyette ağlanacak hallerine hayretle karışık gülüyorlar…

Kafasına bir örtü takmak suretiyle kapandığını  zannedip “alın size tesettür” diyenlerin tam da 28 Şubat’tan sonra türemeleri sizce de manidar değil midir? Tesettür emrini sadece başörtüsüne indirgemek suretiyle dosta düşmana sevimli gösterebilmek adına kağıt mendil ölçülerine kadar ufalttığımız bu mukaddesimizi bir gün mandırakenin sihir yapıp kaybetmesine gerek kalmadan çoktan içini boşaltarak yok ettik zaten.

Başlarını örttüğünü sanıp, dizlerine kadar bacaklarını açanları, sadece baş örtmekle tesettür emrini yerine getirdiğini zanneden kullandığı abartılı ve rüküş renklerle “görmemişin oğlu olmuş” deyimini zorla akla getirten kıyafet icabı insan kılıklı sirk şempanzelerini, başı açıkların bile ancak düğün günleri sürdükleri miktarda boyayı her Allah’ın günü suratına boca etmeden sokağa adım atamayan vitrin güzellerini, sadece değişik ve sıra dışı olabilmek için başörtüsünün içine fes benzeri aparatlar koyup maskaralığı zirveye taşıyanları, hayret, üzüntü ve elde olmayan nedenlerle kahkahalarla karşılıyorum.

Birisi bu feci gidişe ne zaman dur diyecek. Gerçekten çok merak etmekteyim. Örtünün bir şerefi, edebi ve taşıyanın bir ağırlığı olması gerektiği öğretilirdi eskiden. Şimdi de “aman canım örtsün de kafasını. Nasıl isterse öyle örtsün” diyen anlayış sayesinde sokaklar gösteri alanına çıkan sahne sanatçılarını andırır oldu. Evvelden padişah devlet yetkisiyle yaşmağını tülden yapanlara engel olabilmek için ferman yayınlarmış. Düne kadar usul ve edep bilen büyükler Allah’ın emirlerini doğru zamanda ve hakkını vererek yaptıran aileler ve büyüklerden müteşekkil mutaasıp çevreler gerek kendileri yoldan çıkmışlığın neticesinde gerek de “aman teyze o sizin zamanınızdaydı. Yeni trend artık bu” tepkileri nedeniyle sus orucuna mecbur bırakıldıklarından dolayı artık bu emri maruf da atmosferin içindeki kara deliklerden birisi tarafından yutulmuşcasına yitirildi maalesef!

Tesettür bir bez parçası değildir. Tesettür kıyafetle bütünleşen bir haldir. Örtünün kişiliğe izdüşümüdür. Üzüntüyle belirtmek zorundayım ki, birçok başı açık ama namazını kılan kimse sadece başını kapatıp bi-namaz gezenlerden çok daha edepli giyinip hayalı ve güzel ahlaklı davranışlar sergiliyorlar.

Her ne kadar umursanmayacağını bilsem de söylemek boynumun borcudur. Siyasi rüzgarların etkisiyle başörtü modasının serin rüzgarına kendinizi kaptırıp tesettürü kirletmekten istirham ediyorum vazgeçin. Her işin kendine göre bir adabı vardır. Kalkıp bacağını ve/veya kolunu örtmekten acizlerin kafasını sıkı sıkı kapatıp “ben de muhafazakarım” havalarına girmelerini riyakarca ve trajikomik buluyorum. Bu tipleri görünce ben de birçokları gibi ister istemez örtüsünü kafasından çekip “kafandan önce bacağını veya kolunu ört “demek arzusu duymaktayım.

Çok rica ediyorum. İçi boş kafataslarınızı etek veya kol boylarınızdan arttırdığınız kumaş parçalarıyla bohçalayıp “biz de örtülüyüz” görüntüsü sergilemeye çalışmaktan vazgeçin.

Kafası bohçalı ama el alemin adamlarının koltuğunun altında “sözlüm” ? ya da “sevgilim” ? vasfıyla gezenleri zikretmeye ise haya ederim. Tesettürün ve kadın cinsinin yine kadınlar eliyle bu kadar ayağa düştüğü ikinci bir asır daha İslam tarihinde yaşanmamıştır zannediyorum. Rabbim toptan hidayet ihsan eylesin. Amin!

Elbette sefîl olursa kadın alçalır beşer.

Tevfik Fikret

Zαнidє Bαşαк

23
0
0
Yorum Yaz